Pazartesi, Aralık 05, 2011

İnsan bir yolcudur.


بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحيمِ
وَمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا اِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌ
وَاِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِىَ الْحَيَوَانُ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ
İ’lem eyyühe’l azîz!
İnsan bir yolcudur. Sabâvetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder. Her iki hayatın levazımatı, Mâlikü’l-Mülk tarafından verilmiştir. Fakat o levazımatı, cehlinden dolayı tamamen bu hayat-ı fâniyeye sarf ediyor. Halbuki, o levazımattan lâakal onda biri dünyevî hayata, dokuzu hayat-ı bakiyeye sarf etmek gerektir. Acaba birkaç memleketi gezmek için hükûmetten yirmi dört lira harcırah alan bir memur, ilk dahil olduğu memlekette yirmi üç lirayı sarf ederse, öteki yerlerde ne yapacaktır? Hükûmete ne cevap verecektir? Böyle yapan kendisine akıllı diyebilir mi?
Binaenaleyh, Cenâb-ı Hakk her iki hayat levazımatını elde etmek için yirmi dört saatlik bir vakit vermiştir. Çoğunu aza, azını çoğa vermek suretiyle, yirmi üç saat kısa ve fâni olan dünya hayatına, hiç olmazsa bir saati de beş namaza ve bâki ve sonsuz uhrevî hayata sarf etmek lâzımdır ki, dünyada paşa, âhirette gedâ olmasın!
 ‘’Bu dünyâ hayâtı bir eğlenceden, bir oyundan başka (şey) değildir. Âhiret yurdu (na gelince:) Şüphe yok ki o, (asıl) hayâtın tâ kendisidir, (keşke bunu) bilmiş olsalardı... ‘’
(Ankebût Sûresi 64. Âyet-i Kerîmesi )
 ( Risâle-i Nur Külliyatı’ndan Mesnevi-i Nurîye , Onuncu Risale sahife 223, Envar Yayınları )

Cenâb-ı Hakkın âtâ, kazâ ve kader namında üç kanunu vardır.


Cenâb-ı Hakkın âtâ , kazâ ve kader namında üç kanunu vardır.
İ’lem eyyühe’l-aziz!
Cenâb-ı Hakkın âtâ, kazâ ve kader namında üç kanunu vardır.
Atâ, kazâ kanununu; kazâ da, kaderi bozar.
Meselâ: Bir şey hakkında verilen karar, kader demektir.
O kararın infazı, kazâ demektir.
O kararın iptaliyle hükmü kazâ’dan affetmek, atâ demektir.
Evet, yumuşak bir otun damarları katı taşı deldiği gibi, atâ da kazâ kanununun
kat’iyetini deler. Kazâ da ok gibi kader kararlarını deler.
Demek, âtânın kazâya nisbeti, kazânın kadere nisbeti gibidir.
Âtâ, kazâ kanununun şumulünden ihraçtır.
Kazâ da kader kanununun külliyetinden ihracıdır.
Bu hakikate vakıf olan ârif,
“Yâ İlâhî! Hasenatım senin âtândandır. Seyyiatım da senin kazândandır.
Eğer âtân olmasaydı helâk olurdum” der.
( Risâle-i Nur Külliyatı’ndan Mesnevi-i Nurîye ,Onuncu Risale sahife 206, Envar Yayınları )

Pazartesi, Ağustos 16, 2010

SICAK HAVALAR HANGİ HASTALIKLARA SEBEP OLUYOR

Bu yaz özellikle herkesi aşırı derecede bunaltan sıcak, beyinle ilgili birçok ciddi hastalığı tetikleyebiliyor. Sıcak havalar aşırı terlemeye bağlı olarak, vücuttan su ve tuz kaybına yol açarak birçok sağlık problemine neden olabilir.
Bunun yanı sıra süreğen nörolojik hastalıkların ortaya çıkışını tetikleyebilir ya da bu tabloları ağırlaştırabilir.
Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı’ndan Yrd.Doç.Dr.Şevki Şahin sıcakların nörolojik hastalıklara etkisi hakkında önemli noktaların altını çiziyor…
İşte sıcakların beynimize etkisi;
Migren
Migren yirmili yaşlardan itibaren özellikle kadınlarda sıkça karşımıza çıkan bir sağlık problemidir. Beyin damarlarında ani olarak gelişen daralma ve onu takip eden genişleme atakları ile karakterizedir.
Sıcak havalarda bu genişleme güneş ışınlarına direkt olarak, uzun süreler maruz kalınması ile daha da artar. Gece boyunca sıcaklar yüzünden bozulan uyku düzeni migren ataklarını sıklaştırabilir.
Uyunan ortamın serinletilmesi, gündüz öğlen saatlerinde güneşten sakınmak, ara sıra ılık duşlar almak faydalı olacaktır.
Multipl Skleroz (MS)
MS genç erişkinlerde yani 20–40 yaş arası özellikle kadınlarda sık görülen ve genellikle ataklarla seyreden bir nörolojik hastalıktır.
MS Beyin ve omuriliğin (merkezi sinir sisteminin) bir hastalığıdır. MS beynin görme, konuşma, yürüme gibi fonksiyonlar üzerindeki kontrol kabiliyetini bozar.
Sıcak hava, sıcak banyo gibi durumlar MS atağını taklit eden durumlara yol açabilir. Ancak gerçek bir MS atağından bahsedebilmek için bulguların en az 24 saat sürmesi gereklidir.
Ilık su ile duş ve güneş ışınların dik olarak geldiği öğlen saatlerinde korunma önlemlerinin alınması en basit çözümlerdir.
Epilepsi (Sara)
Epilepsi her yaş gurubunda ve her iki cinsiyette de görülen sık bir nörolojik hastalıktır. Sıcak havalara maruz kalınan dönemlerde tıpkı migren atakları gibi epilepsi nöbetleri de tetiklenebilmektedir.
Yine sıcaklar nedeniyle gece bozulan uyku düzeni, sıvı kaybına bağlı olarak bozulan ilaç kan düzeyi dengesizlikleri de hastalığı olumsuz yönde etkileyebilmektedir.
Bu nedenle serinletici önlemlerin alınması, bol sıvı tüketilmesi ve diğer nöbet tetik faktörleri olan açlık, uzun saatler bilgisayar kullanımı gibi durumlardan, özellikle de sıcak dönemlerde uzak kalmak çok önemlidir.
İnme (Felç)
İnmeler sıklıkla 60 yaş üzeri insanları etkilese de yoğun sıcaklar, alkol ve sigara gibi diğer risk faktörlerine eş zamanlı olarak maruz kalınması ile daha erken yaşlarda da karşımıza çıkabilmektedir.
Tansiyon ve kalp hastalığı olanların sıcak dönemlerde ilaçlarını düzenli kullanmaları, bol sıvı tüketmeleri, sıcak saatlerde güneşten uzak durmaları en önemli önlemlerdir.
Klima kullanımına bağlı gelişen nörolojik sorunlar
Sıcak havalarda kurtarıcı olarak görülen klimalar birçok enfeksiyon hastalığının ortaya çıkışını kolaylaştırabildiği gibi nörolojik sorunlara da yol açabilmektedir.
Boyun ve bel tutulmaları bu sorunların başında gelir. Bunun haricinde azımsanmayacak ölçülerde yüz felci vakaları da karımıza çıkmaktadır.
Bu nedenle özellikle vücudun terli ve sıcak olduğu dönemlerde klimaların verdiği serin havaya direk maruz kalmaktan kaçınmak en önemli tedbirdir.

HURMA DİYETİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA KONUSU OLDU

Ayda 4 kilo verdiren hurma diyeti
Sabah, öğlen ve akşam yemeğinden bir saat önce üç hurma yenilerek yapılan diyetle daha hızlı kilo verdirdiği belirtilen hurma diyeti bilimsel araştırma konusu oldu.
Yemeklerden bir saat önce hurma yiyerek ayda dört kilo veren hastalar incelemeye alındı. Tok tutma özelliği nedeniyle önerilen hurma, içinde her türlü vitamini bulundurduğu için tavsiye ediliyor.
Araştırmayı yapan uzmanlar, Ramazan ayında hurma ile orucun açılmasını da öneriyorlar. Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi, hurma diyetini bilimsel olarak araştırıyor.
Araştırma başkanlığını yürüten Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi 2'nci Dahiliye Klinik Şefi Doç. Dr. Mesut Başak, "Obez hastalarımız beslenme programlarında hiçbir değişiklik yapmadan yemeklerden önce yalnızca üç hurma yedi. İki ayda bu şekilde sekiz kilo verebildiler" dedi.
Sabah, öğlen ve akşam yemeğinden bir saat önce üç hurma yenilerek yapılan diyetin iştah kestiği, tok tuttuğu, bağırsak hareketlerini hızlandırarak daha hızlı kilo vermeyi sağladığı iddia ediliyor. Şimdi tıbbi verilerle de bu kanıtlanmaya çalışılacak.
RAMAZAN AYI’ NDA SAHURDA DA HURMA YİYİN
Hurma diyetine başlamak için ramazan ayının son derece uygun olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Mesut Başak, şunları söyledi: "Ramazanda oruç tutan herkese hurma ile oruçlarını açmalarını öneriyorum. İftarda hemen yemek yemek yerine üç hurma yiyip su içtikten sonra bir saat beklemelerini tavsiye ediyorum. İftarlarını bu bir saatten sonra yaparlarsa mideleri açlıktan sonra hazırlık dönemine girer. Çok daha rahat ederler. Çok daha az yemekle çok daha uzun süre tok kalabilirler. Ramazanda bağırsak sorunu yaşayanlar için de çok rahatlatıcı olur. Ayrıca bu sayede kilo da verebilirler. Sahurda da yine yemekten bir saat önce hurma yenmesini öneriyorum. Böylece gün boyunca daha rahat tok kalabilirler."
HURMANIN İÇİNDE ŞEKER,PROTEİN VE YAĞ VAR
Araştırma kapsamında hurmanın yapısı da incelenmiş. Ortaya çıkan veriler hurmanın ne kadar zengin bir besin olduğunu gösteriyor. 100 gram hurmanın içinde 65 gram karbonhidrat, 2 gram protein ve 0.5 gram yağ buluyor. İçinde frutoz şeker bulunduğu için şeker hastaları için de hiçbir zararı bulunmadığı öne sürülüyor. Şeker, protein ve yağ bulunan tek gıda olduğu için son derece yararlı olduğu savunuluyor.
İçindeki yüzde 21 oranındaki lif, bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı oluyor, kabızlığı önlüyor. A,D,B1, B6, C vitaminlerinin yanı sıra antioksidan vitaminlerin çoğuna sahip.
Demir, magnezyum, çinto gibi minerallerin yanı sıra sodyum, patosyum ve kalsiyum da bulunuyor. Bütün bu olumlu yanlarına rağmen hurmada hiç kolesterol bulunmuyor.

Pazartesi, Aralık 28, 2009

Duanın Kabul Edildiği Bazı Mekanlar

Dua için, kabul edilmesinin umulduğu bazı mekânlar (yerler) vardır.
a) Mescid-i Haram
b) Mescid-i Nebevi
c) Mescid-i Aksa
Mesela:
1- Kâbe görüldügü ân,
2- Üç büyük mescid görüldüğü ân,
3-En’am suresinin 124 cü ayetinde bulunan iki lafzatullah arasında durulup dua edildiği zaman.
4-Tavafta yapılan dua
5- Mültezemde ( Kâbenin kapısında) yapılan dua
6- Zemzem kuyusunun yanında
7-Zemzem suyunu içerken
8- Safâ ve Merve tepeleri üzerinde
9- Safâ ile Merve arasında sa’y yaparken
10- Makamı İbrahimin arkasında
11- Arafatta
12- Müzdelifede
13- Minada
14- Üç cemerâtta; Haccda üç yerde şeytana taş attıktan sonra
15- Peygamberler (a.s.) Hazretlerinin kabirlerinin yanında okunan dualar makbuldür.
16- Salihlerin kabirlerinin yanında okunan dualar.
Ehlince bilinen şartlara riayet edildiği zaman, Salihlerin ( Evliyanın) kabirleri yanında yapılan duaların kabul olduğu tecrübeyle sabittir.
Ruhu’l Beyan Tefsiri Tercümesi c.2 sh.(364-365)

Pazar, Aralık 20, 2009

Nisâ Sûresi’ndeki Her Şeyden Hayırlı 8 Âyet

Tercümân-ül Kur’an Lakaplı sahabi Abdullah İbn-i Abbas (r.a) demiştir ki :
‘’Nisa Suresi’ndeki bu 8 ayet dünya ve içindeki her şeyden hayırlıdır. ‘’
(İsmail Hakkı Bursevî (k.s.)Ruhu’l Beyân Tefsiri ,Tevbe Suresi)
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمـَنِ الرَّحِيمِ
يُرِيدُ اللّهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمْ وَيَهْدِيَكُمْ سُنَنَ الَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ وَيَتُوبَ عَلَيْكُمْ
وَاللّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ
Nisa Suresi 26. Âyet :
Allah size (bilmediklerinizi) açıklamak ve sizi, sizden önceki (iyi) lerin yollarına iletmek ve sizin günahlarınızı bağışlamak istiyor. Ve Allah Teâlâ alîmdir, hakîmdir.
وَاللّهُ يُرِيدُ أَن يَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَيُرِيدُ الَّذِينَ يَتَّبِعُونَ الشَّهَوَاتِ أَن تَمِيلُواْ مَيْلاً عَظِيمًا
Nisa Suresi 27. Âyet :
Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister; şehvetlerine uyanlar (kötü arzuların esiri olanlar) ise büsbütün yoldan çıkmanızı isterler.
يُرِيدُ اللّهُ أَن يُخَفِّفَ عَنكُمْ وَخُلِقَ الإِنسَانُ ضَعِيفًا
Nisa Suresi 28. Âyet :
Allah sizden (yükünüzü) hafifletmek ister; çünkü insan zayıf yaratılmıştır.
إِن تَجْتَنِبُواْ كَبَآئِرَ مَا تُنْهَوْنَ عَنْهُ نُكَفِّرْ عَنكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَنُدْخِلْكُم مُّدْخَلاً كَرِيمًا
Nisa Suresi 31. Âyet :
Eğer nehyedilmiş olduğunuz günahların büyüklerinden kaçınırsanız sizden kabahatlerinizi kefaretlendirir ve sizleri bir kerîm mahalle girdirir.
إِنَّ اللّهَ لاَ يَظْلِمُ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ وَإِن تَكُ حَسَنَةً يُضَاعِفْهَا وَيُؤْتِ مِن لَّدُنْهُ أَجْرًا عَظِيمًا
Nisa Suresi 40. Âyet :
Şüphe yok ki Allah zerre miskali zulmetmez ve eğer bir hasene olursa onu kat kat artırır bir de tarafından azîm bir ecir verir (kendi katından büyük bir mükafat verir.).
إِنَّ اللّهَ لاَ يَغْفِرُ أَن يُشْرَكَ بِهِ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذَلِكَ لِمَن يَشَاء
وَمَن يُشْرِكْ بِاللّهِ فَقَدِ افْتَرَى إِثْمًا عَظِيمًا
Nisa Suresi 48. Âyet :
Şüphe yok ki Allah Teâlâ, zât-ı ulûhiyetine şerik ittihaz edilmesini (kendine şirk koşulmasını) mağfiret etmez.Ondan berisini dilediğine mağfiret buyurur. Her kim Allah Teâlâ'ya şerik koşarsa muhakkak pek büyük bir günah ile iftirada bulunmuş olur.
وَمَن يَعْمَلْ سُوءًا أَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ اللّهَ يَجِدِ اللّهَ غَفُورًا رَّحِيمًا
Nisa Suresi 110. Âyet :
Her kim bir kötülük yapar veya nefsine zulüm eder de sonra Allahu Teâla’nın mağfiretine sığınırsa Allahu Teâla’yı Ğafur, Rahîm bulur.
إِنَّ اللّهَ لاَ يَغْفِرُ أَن يُشْرَكَ بِهِ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذَلِكَ لِمَن يَشَاء
وَمَن يُشْرِكْ بِاللّهِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلاَلاً بَعِيدًا
Nisa Suresi 116. Âyet :
Şüphe yok ki,Allahu Teâla, kendisine şirk koşulmasını mağfiret etmez.Ondan berisini ise dilediği kimseye mağfiret buyurur. Ve her kim Allah'u Teâla’ya şirk koşarsa hakikatte pek uzak bir dalâlete sapmıştır .

Nisâ Sûresi 122. Âyet-i Kerîmesi ve Meâli Şerifi

 أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ اْلعَالَمِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلٰى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِهِ وَ اَصْحَابِه أَجْمَعِينَ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
وَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ
سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الأَنْهَار خَالِدِينَ فِيهَا أَبَداً
وَعْدَ اللَّهِ حَقّاً وَمَنْ أَصْدَقُ مِنْ اللَّهِ قِيلاً (122)
 سورة النساء (122) التفسير الميسر :
والذين صَدَقوا في إيمانهم بالله تعالى, وأتبعوا الإيمان بالأعمال الصالحة سيدخلهم الله -بفضله-
جنات تجري من نحت أشجارها الأنهار ماكثين فيها أبدًا, وعدا من الله تعالى الذي لا يخلف وعده.
ولا أحد أصدق من الله تعالى في قوله ووعده.

Kur’an-ı Kerîm Nisâ Sûresi 122.Ayet-i Kerimesinin Meâl-i Şerifi :
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
122- İman edip iyi işler yapanları da altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağız, orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek vaadidir. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?

Al-Qur’an Al-Kareem Surah An- Nisáa (Women) Verse 122 :
In the Name of Allah, Most Gracious, Most Merciful.
122. (And those who believe and do righteous good deeds, We shall admit them to the Gardens under which rivers flow (i.e. in Paradise) to dwell therein forever. Allah's promise is the truth; and whose words can be truer than those of Allah)

Al-Qur’an Al-Kareem Surat An-Nisaa’ Ayat ke- 122 :
Dengan menyebut nama Allah Yang Maha Pemurah lagi Maha Penyayang
122. Orang-orang yang beriman dan mengerjakan amalan saleh, kelak akan Kami masukkan ke dalam surga yang mengalir sungai-sungai di dalamnya, mereka kekal di dalamnya selama-lamanya. Allah telah membuat suatu janji yang benar. Dan siapakah yang lebih benar perkataannya daripada Allah?

basmalah_sparkling

Arama Motoru / Search